
Büyük şehirlerin karmaşasından uzaklaşıp, doğayla iç içe sakin bir yaşam hayali kuran birçok insan için girişimcilik, kırsal bölgelerde yeni bir umut ışığı olabilir. Antalya’da yaşayan Esra ve Hasan Şahin Ergün çifti de bu hayali gerçeğe dönüştürenlerden. Özel sektördeki başarılı müdürlük kariyerlerini geride bırakan Ergün çifti, Antalya‘nın şirin bir köyünde kurdukları mantar üretim tesisiyle hem hayallerine kavuştular hem de örnek bir kırsal girişimcilik öyküsü yazdılar.
Şehir Hayatına Veda, Köyde Yeni Bir Başlangıç
Yıllarca şehir merkezinde farklı sektörlerde yöneticilik pozisyonlarında çalışan Esra ve Hasan Şahin Ergün çifti, yoğun iş temposu ve şehir hayatının stresinden uzaklaşmak için 8 yıl önce radikal bir karar aldılar. Daha sakin bir yaşam arayışı ve kendi işlerinin patronu olma isteğiyle Antalya’nın Korkuteli ilçesine bağlı Sülekler köyüne yerleşmeye karar verdiler. Şehirdeki konforlu yaşamı geride bırakıp köy hayatına adapte olmak kolay olmasa da, Ergün çifti kararlılıkla hayallerinin peşinden gitmeye devam etti.
Birikimlerle Kurulan Mantar Çiftliği, Zorluklarla Gelen Başarı
Köyde ne üretecekleri konusunda araştırma yaparken internette mantar yetiştiriciliğini keşfeden Ergün çifti, bu alanda bir iş kurmaya karar verdi. Tüm birikimlerini kullanarak Sülekler köyünde 3 bölümden oluşan modern bir mantar üretim tesisi kurdular. Girişimcilik yolculuklarının ilk adımları zorlu olsa da, pes etmeden çalışmaya devam eden çift, kısa sürede üretim süreçlerini optimize etmeyi başardı. Bugün, mantar tesislerinden 12 ay boyunca düzenli ürün alarak, hem kendi geçimlerini sağlıyorlar hem de bölge ekonomisine katkıda bulunuyorlar.
35 Çeşit Mantar, Yıl Boyu Üretim
Üretici Esra Ergün, köy yaşamına geçiş ve mantar üretimine başlama kararlarını “İyi ki de köye yerleşmişiz.” sözleriyle özetliyor. Mantar üretiminin her geçen gün yeni şeyler öğrettiğini ve işlerini severek yaptıklarını belirten Ergün, başlangıçta sadece istiridye mantarı üretimi yaparken, zamanla ürün çeşitliliklerini artırdıklarını ifade ediyor. Şu anda 35 farklı mantar çeşidini üretebildiklerini söyleyen Ergün, üç ayrı üretim odasında sürekli üretim yaparak yılın %80’inde, yani 12 ay boyunca üretim yapmaya gayret ettiklerini vurguluyor. Mevsimsel değişiklikler ve ham madde teminindeki zorluklar zaman zaman üretimde aksaklıklara yol açsa da, Ergün çifti bu sorunların üstesinden gelmeyi başarıyor.
Kendi İşinin Patronu Olmanın Huzuru
Esra Ergün, kendi işlerini kurmanın ve köyde yaşamanın getirdiği huzur ve özgürlüğün paha biçilmez olduğunu dile getiriyor. Çalışma saatlerini kendi programlarına göre ayarlayabilmenin, hasta olduklarında veya misafirleri geldiğinde işlerini erteleyebilmenin büyük bir avantaj olduğunu belirten Ergün, şehir hayatının stresli temposundan uzaklaşarak daha dengeli bir yaşam kurduklarını söylüyor. Köy yaşantısının kendilerine çok iyi geldiğini ve şehre gittiklerinde bir an önce köye dönmek istediklerini ifade eden Ergün, “Doğru bir karar aldığımı düşünüyorum.” diyerek köyde girişimcilik yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor.
Hasan Şahin Ergün de eşinin görüşlerine katılarak, mantar üretimine başlamaktan ve köyde yaşamaktan mutlu olduklarını belirtiyor. Mantar üretimi konusunda bilgi ve deneyimlerini paylaşmaktan çekinmeyen Hasan Şahin Ergün, bu alanda girişim yapmak isteyenlere de yardımcı olmaya çalıştığını sözlerine ekliyor. Ergün çiftinin hikayesi, şehir hayatının karmaşasından uzaklaşmak ve kırsalda yeni bir yaşam kurmak isteyenler için ilham verici bir örnek teşkil ediyor.